...

7.2.2017
1837

Görünen Köy Kılavuz, Gelen Referandum Anket İstemez

Ben esas itibariyle anayasaların şu maddesinin veya bu maddesinin yol açtığı sosyal, siyasal ve toplumsal meselelerle ilgilenmiyorum.  1982 anayasasına "hayır" demiştim; o günden bugüne 1982 anayasasında tadilat, tamirat yapılma işlemlerinin hepsini destekledim. Hele 2007'den sonra, internette sitelerinde ve gazetelerde düzenli yazmaya başladığımdan itibaren, teklif edilen bütün değişiklikleri yazılarımla ve konuşmalarımla destekledim.

Bugüne kadar olan ve bundan sonra olacak olan desteklerim de hep mevcut oyunun kuralları içinde top çevirmek olarak görülmelidir. Yoksa ben esas itibariyle "anayasacı ideoloji"ye muhalifim.

Bakmayın siz janjanlı ve bir sürü sözde bilimsel laflarla oluşturulmuş anayasacı zihniyetlere. Bunların tamamına yakını, entel-dantel takımın gevezeliklerinden öte gitmez.

Bizde 1924'ten beri anayasalar yapıldı. Bu anayasaların hiç biri, hiçbir bireyde köklü değişiklik meydana getirmemiştir. Velev ki devlet bütçesinden cukkalanmaya. Bu cukkacıların işine yarayan anayasalar kahir ekseriyetin hayatında hiçbir değişiklik meydana getirmemiş, sadece muhtemel suçlu sayısını arttırmıştır. Öyle ya... Bireyi devlet aygıtından koruması gereken anayasalar, tam tersi, devleti bireyden koruma iç güdüsüyle yazılmış ve her madde, mevhum suçlular üretecek şekilde yazılmıştır.

Ben yukarıdaki gerekçelerle olduğu kadar, modernizmin ürettiği hiç bir ideolojiye inanmadığım ve hatta şiddetle muhalif olduğum için, bu ideolojilerden biri olan "anayasacı ideoloj"ye de karşıyım. Bunu birkaç kez yazdım da.

Tabii, benim anayasacı ideolojiye karşı olmam hiçbir şeyi değiştirmiyor... Sonunda oyun benim değil, modernitenin ürettiği kurallara göre oynanıyor. Şimdi olduğu gibi.

Daha önce mecliste yapılan değişiklikleri gördük ve hepsini destekledik ama Ak parti iktidarında önemli değişiklikler yapılmaya kalkıldı; konu mecliste tıkandı. Bereket, referandum eşiği aşıldı da konu bizzat millî iradeye taşındı

2010 referandumunda tarihi bir ilk yaşandı. Türk tarihi boyunca yasa koyucu erk, hep yukarısı (beğ budun) olmuştu; 12 Eylül 2010'da Türk tarihinde ilk defa anayasa gibi bir metin halka (kara buduna) soruldu.

Şimdi bunun ikincisi gerçekleşiyor.

Nisan ortalarına kadar konuşulacak ve referandum sonuçlandıktan sonra, geriye dönüp baktığımızda, kırılan kalpler, bozulan dostluklar, kontrolden çıkmış öfkelerin kaldığını göreceğiz. Yani modernite bize barış ve sükûnet getireceğine, zıtlaşma, gerginlik ve kırık kalpler bahşedecek (!)... Ve böylece biz 60 günümüzü ve enerjimizi buna harcamakla, hata yaptığımızı anlamayacağız bile.

Niye?

Görünen köy kılavuz, gelen referandum da anket istemez.  Bakmayın algı operasyonu yapan muhalif entel-dantellerin "Ak Parti'den % 15, CHP'den %100, MHP'den % 80, HDP'den %100 ve kararsızlardan %50'yi bir araya gelecek ve sandıktan ‘hayır' çıkacak" demelerine. Aç muhalif kendini "hayır" ambarında bulurmuş derler; muhaliflerinki ona benziyor ve bu hava ile referanduma kadar kendilerine yaşama alanı oluşturmaya çalışıyorlar.

Ey muhalifler hiç sıkmayın kendinizi ve hatta rahatınıza bakın. Referandumun sonucu anket istemeyecek kadar açık.  Oyu seninle eşit olanların "evet"i kazanacak.

Ey muhalifler, işte bahar geliyor.... Baharın tadını çıkarın...

Hamle Gazetesi


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.